NEFSİN 19 AFETİ:

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

NEFSİN 19 AFETİ:

Mesaj  Admin Bir Cuma Nis. 20, 2012 10:49 pm

1- CEHALET
İnsanın ALLAH yolunda yükselmemesi cehaleti sebebiyledir.

33/Ahzap-72- İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.
- Şüphesiz insan zalimdir ve cahildir.

2/Bakara-80- Em tekûlûne alellâhi mâ lâ ta'melûn.
- Yoksa, ALLAH'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz.

2/Bakara-169- İnnemâ ye'müruküm bissûi velfahşâi ve en tekûlû alellâhi mâ lâ ta'lemûn.
- Şeytan, muhakkak size kötülüğü, hayasızlığı, ALLAH'a karşı bilmediğiniz şeyi söylemenizi emreder.

2- CİMRİLİK
Cimrilik Yüce Rabbimizin zekât, birr ve sadaka emirlerini yerine getirmeye en büyük engeldir.

17/İsra-100- Kul 1ev entüm temlikûne hazâine rahmeti Rabbî izen leemsektüm haşyetel-infâk, ve kânelinsânü katûrâ.
- Rabbimizin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız , tükenir korkusuyla infâk etmezdiniz, zaten insan pek cimridir.

57/Hadid-24- Ellezîne yebhalune ve ye'mürûnennâse bil bahl, ve men yetevelle feinnellâhe hüvelğaniyyülhamîd.
- Onlar ki, Hem cimrilik ederler, inananlara da cimrilik yapmayı söylerler. Şüphesiz ALLAH, Ganidir, Hamîd'dir.

47/Muhammed-38- Hâ entüm hâülâi tüd-avne litünfikû fî sebilillâhi feminküm men yebhal, ve men yebhal feinnemâ yebhalü an nefsih.
- İşte sizler, ALLAH yolunda sarfetmeğe çağrılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik ediyor, cimrilik yapan kendisi için yapar.

3- DEDİKODU, GIYBET

Yüce Rabbimiz biraraya gelen kullarının ALLAH'tan bahsetmesini ve böylece zikir yaptıkları için ALLAH'ın salâvat nuru ile ferahlanmalarını ister. İnsanlar ise dedikodu ve gıybetle Allâh'dan değil, insanlardan bahsederek ve nefslerinden de birşeyler katarak derecat kaybetmektedirler.

49/Hucurat-12- Velâ tecessesû ve lâ yağteb ba'duküm ba'dâ, e yühıbbü ehadüküm en ye'küle lahme ehîhi meyten fekerihtümûh.
- Gizli şeyleri merak edip araştırmayın, dedikodu yapmayın. Biriniz ölü kardeşinin etini yemek ister mi? İşte tiksindiniz.

68/Kalem-10,11,12- Ve lâ tütı'küllle hallâfin mehînin. Hemmâzin meşşâin biriemîmin Mennâın lilhayri mü'tedin esîm.
- Yemin eden, ayıp araştıran, değersiz laf taşıyan, nâsı hayırdan alıkoyan, hukuka tecâvüz eyleyen, günaha dadanan kimselere itaat etme.

24/Nur-15,16- İz telekkavnehû bielsinetiküm ve tekûlûne biefvâhiküm mâ leyse leküm bihî ılmün ve tehsebûnehü heyyinen, ve hüçve indellâhi azîm. Ve lev li iz semi'tümûhü kultüm mâ yekûnû lena en netekelleme bihâzâ, sübhâneke haza bühtânün azîm.
- Hani onu dilden dile dolaştırıp hiçbir bilğiniz olmadığı şeyleri ağzınıza alıyor, ALLAH yanında büyük bir günah olduğu halde onu kolay sanıyordunuz. Bunu istediğiniz vakit: "Böyle şeyi ağzımıza almak bize yaraşmaz. Aman ALLAH'ım! Sen bundan münezzehsin, bu büyük bir Bühtan'dır." demeliydiniz.

4/Nisa-112- Ve men yeksib hatîeten ev ismen sümme yermibihî berîen fekadihtemele bühtânen ismen mübîna.
- Her kim bir suç işlerse veya bir günah kazanır sonra onu günahsıza atarsa bir iftirada bulunmuş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

4- FİTNE, FESAD

İnsanların tevhid akidesinin gereği olarak Sırât-ı Müstakîm üzerinde bulunmaları ve tek bir fırka oluşturmaları ALLAH'ın emridir. İnsanların arasına fit sokarak onları birbirine düşmân yapmak veya bu istikamette çalışmak fitne çıkarmaktır. Fesad da benzer anlamdadır.

5/Maide-64- Küllemâ evkadû nâran lilharbi etfahallâhü ve yes-avne fil-ardı fesâdâ, vallâhû yühıbbülmüfsidîn.
- Onlar her ne zaman harp için ateş yaksalar, ALLAH onu söndürür. Onlar yeryüzünde fesat için çabalarlar. ALLAH fesat çıkaranları sevmez.

2/Bakara-60- Ve lâ ta'sev fil-erdı müfsidîn.
- Yer yüzünde fesad çıkararak haddi aşmayınız.

2/Bakara-191- Velfitnetü eşeddü minelkatl.
- Fitne katilden şiddetlidir.

2/Bakara-217- Ve saddûnan sebîlilâhi ve küfrünbihî velmescidliharâmi ve ihrâcü ehlihî minhüekberu indellih, velfitnetu ekberu minelkatl.
- İnsanları ALLAH yolundan alıkoymak ALLAH'ı tanımamak, insanları Mescid-i Haram'dan alıkoymak, ahalisini ondan çıkarmak ise, İnd-i İlâhi'de şer bakımından daha büyüktür. FİTNE KATİLDEN DAHA BÜYÜKTÜR.

2/Bakara-193- Ve Kâtilûhüm hattâ lâ tekûne fitnetün ve yekûneddînu lillâh, feinintehev felâ udvâne illâ alezzâlimiyn.
- Fitneden eser kalmayıp din tamamen ALLAH'ın oluncaya kadar onlarla kıtal edin (savaşın). Onlar vazgeçerlerse onlara el uzatmak yoktur. El uzatmak yalnız zalimleredir.

8/Enfal-39- Ve kâtilûhüm hattâ lâ teküne fitnetün ve yekûneddiynü küllühü lillâh, feinnintehev feinnnallâhe bimâ ya'melune basîr.
- Hiçbir fitne kalmayınca bütün din ALLAH için oluncaya kadar onlarla kıtalde bulunun. Onlar küfürden vazgeçerlerse, onları salıverin. Çünkü ALLAH, işlediklerini görür.

8/Enfal-73- Vellezîne keferû ba'duhüm evliyâü ba'di, illâ tef-alûhü tekün fitnetün fil-ardı ve fesâdün kebîr.
- Kâfîr olanlar birbirlerinin velileridir. Siz de bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve musibet, büyük bir fesat hasıl olur.

5- GURUR, KİBİR

İnsanların büyük bir kısmı gurur ve kibirleri yüzünden hem ahiret mükâfatını hem de dünya saadetini kaybederler, çünkü onlara gök kapıları açılmaz.

40/Mü'min-56 - İnnellezîne yücadilûne fî âyâtillâhi biğayri sültânin etâhüm, in fî sudûrihim illâ kibirun mâ hüm bibâliğîh, festeızbillâh....
- ALLAH'ın âyetleri üzerinde kendilerine gelen bir sultan olmadan tartışanların gönüllerinde ulaşamayacakları bir kibir vardır. ALLAH'a sığın.

11/Hud-l0- Ve lein ezeknâhü na'mâe ba'de darrâe messethü leyekûlenne zehebesseyyiâtü annî, innehû leferihun fehûr.
- Eğer ona bir zarardan sonra bir ni'met tattırsak, muhakkak ki, benden bütün sıkıntılar gitti diyecektir. Çünkü o şüphesiz şımarık ve böbürlenendir.

2/Bakara-206- Ve izâ kîle lehüttekillâhe ehazethül-ızzettü bil-ism.
- Ona ALLAH'dan sakın deyince, gururu kendisine günah işletir.

7/Araf-40- İnnellezîne kezzebû biâyâtinâ vestekberû anhâ lâ tüfettehu lehüm ebvâbüçssemâi.
- Âyetlerimizi tekzib edip (yalanlayıp, inkâr edip) tekebbür edenlere gök kapıları açılmaz.


6- HIRS, ŞEHVET
Hırs ve şehvet insana ALLAH'ın yolunda çok derecat kaybettiren ve çok pişmanlık çektiren iki afettir.

70/Mearic-19- İnnel-insâne hulika helûâ.
- İnsan, şüphesiz hırslı yaratılmıştır.

64/Tegabün-16- Ve men yüka şühha nefsihî feüllâike hümülmüflihûn.
Nefsinin hırsından korunabilen felâha saadete erer.


7- HASED VE DÜŞMANLIK

İnsanların fırkalara ayrılması, birleşmemesi, tevhidi gerçekleştirmemesi hep hased ve düşmanlık sebebiyledir.

60/Mümtehine-4- Ve bedee beynenâ ve beynekümül-adâvetü velbağdâü ebeden hattâ tüminû billâhi vahdeh.
- Sizinle aramızda bir tek ALLAH'a îmân edinceye kadar ebediyyen adâvet şiddetli bir nefret aşikar olmuştur.

4/Nisa-54- Em yehsüdûnennâse alâ mâ âtâhümüllâhü min fedlih
- Yoksa ALLAH'ın bol ni'metinden verdiği kimseleri mi, çekmiyorlar hased ediyorlar.

2/Bakara-109- Vedde kesîrun min ehlilkitâbi lev yeruddûneküm min be'di îmaniküm küffârâ, haseden min ındi enfüsihim.Kitap ehlinin çoğu içlerindeki haset sebebiyle sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler.

8- İSYAN

İsyan ALLAH'ın emirlerine itaat etmemize mani olan afettir.

19/Meryem-44- Yâ ebeti lâ ta'büdişşeytân inneşeytâne kâne lirrahimani asiye.
- Babacığım, şeytana tâbî olma, çünkü şeytan Rahmân'a asî olmuştur.

73/Müzemmil-15,16- İnnâ erselnâ ileykum resülen şâhiden aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir avne resülen. Fe asâ firavnürresule.
- Şüphesiz size şahidlik edecek bir Resûl gönderdik. Firavuna gönderdiğimiz gibi. Firavun Resûl'e âsi olmuştu.


19/Meryem- 14- Ve lem yekun cebbaren asiyye.
- Âsi olan bir cebbar değildi.

49/Hucurat-7- Ve kerrehe ileykümüü küfre vel füsuka vel isyane.
- Küfrü, fisk ve isyanı size kerih gösterdi.


9- İPTİLA


ALLAH'ın yasak ettiği şeylere olan aşırı ilgi ve bunun sonunda doğan vazgeçilmesi çok zor olan alışkanlıklar iptilâdır.

5/Maide-90,91- Yâ eyyühellezîne âmenû innemelhamru velmeysiru vel-ensâbü vel-ezlâmü ricsün min amelişşeytâni fectenibûhü lealleküm tüflihûn. İnnemâ yürîdüşşeytâânü en yûûka beynekümül-adââvete velbağdââe filhamri velmeysiri ve yesuddeküm an zikrillâhi ve anissalâh, fehel entüm müntehûn.
- Ey imân edenler, şarap, kumar, puta tapmak, fal, şeytanın murdar amelleridir. Artık ondan kaçının ki, felâh bulasınız. Şeytan; şarap, kumar ile aranıza düşmanlık ve buğz (kin) bırakmak, sizi ALLAH'ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister. Daha vazgeçmiyecek misiniz?


10-KİN VE NEFRET
Kin ve nefret nefsimizin yenilmesi güç afetlerindendir. Bu konuda Yüce Rabbimiz aşağıdaki Âyet-i Kerîmelerle açıklamalarda bulunuyor.


5/Maide-8- Ve lâ yecrimenneküm şeneânü kavmin alâ ellâ ta'dilû, i'dilû.
- Bir kavme, topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin.

5/Maide-62
- Ve terâ kesîran minhüm yüsâriûne fil-ismi vel-udvâni ve eklihimüssüht, lebi'se mâ kânû ya'melûn.
- Onlardan çoğunun günaha, haksızlığa ve haram yemeğe koşuştuklarını görürsün, yaptıkları ne kötüdür.

5/Maide-64- Ve leyezîdenne kesîran minhüm mâ ünzile ileyke min Rabbike tuğyânen ve küfrâ, ve elkaynâ beynehümül-adâvete velbağdâe ilâ yevmilkıyâmeh.
- Rabbinin tarafından inzal olunan, onlardan bir çoğunun azgınlığını küfrünü artırır. Onların arasında kıyamet gününe kadar düşmanlık, olanca kuvvetiyle sevmemezlik (buğz, kin, nefret ve haset) yapıştırdık.

5/Maide-14- Feeğraynâ beynehümül-adâvete velbeğdâe ilâ yevmilkiyâmeh.
- Biz kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlığı olanca kuvvetiyle kin, nefreti yapıştırdık.

3/Al-i İmran-118- Kad bedetilbağdâü min etvâhihim, ve mâ tühfî sudûruhüm ekber.
- Size olan kin, buğzları dillerinden dökülüyor. Halbuki sinelerinde sakladıkları buğz-nefret daha büyüktür.


ALLAH'ın yardımıyla nefsimiz başlangıçta tezkiye edilip kontrol altına alınarak, bu şer kaynağın nefsimizin tasfiyesiyle tamamen ortadan kaldırıldığını, Rabbimiz şu âyet-i kerîme'de en güzel biçimde açıklıyor.

9/Tevbe-15- Ve yüzhib ğayza kulûbihîm ve yetûbüllâhü alâ men yeşâ'.
- Kalplerindeki kini gidersin ve ALLAH dilediği kişinin tevbesini kabul buyursun.

Tevbenin kabulü, ancak Tevbe-i Nasuh'a davet ile mümkündür. Çünkü tevbenin esası bir daha günah işlememek üzere Rabbimize verdiğimiz bir Ahd'dir. Fakat, şer kaynaklar nefsimizde durdukça bu mürnkün değildir. Ammâ bu 19 şer kaynak, ihlasla temizlenince ALLAH bizi tevbe-i Nasuh'a davet ediyor. Bu şekilde yukardaki âyet-i kerîme'de, Rabbimizin söz ettiği gibi tevbemizi kabul ediyor.

59/Haşr-10- Ve lâ tec-al fî kulubinâ ğıllan lillezîne âmenû.
- Kalbimizde mü'minlere karşı kin bırakma.


11- KÜFÜR
Küfür nefsin bünyesindeki afetlerden en korkuncudur.

18/Kehf-105- Ülâikellezîne keferu biayati rabbihim ve likâihi fe habitat a'malühüm fe lâ nukiymü lehüm yevmel kıyameti vez nan.
- İşte onlar Rablerinin âyetlerini ve O'na (Dünya hayatında) kavuşmayı inkâr ettikleri için amelleri boşa gidenlerdir. Artık onlar için kıyamette bir terazi tutmayız.

14/İbrahim-34- İnnel-insâne lezalûmün keffâr.
- Şüphesiz insan zalim çok kâfirdir.

3/Al-i İmran-176- Ve lâ yehzünkellezîne yüsâriûne filküfr. İnnehüm len yedürrullâhe şey-â, yüridüllâhü elli yec- ale lehüm hazzan fil-âhırah, ve lehüm azâbün azîm.
- Küfürde yarışanlar seni ü'zmesin. Şüphesiz ALLAH'a bir zarar veremezler. ALLAH Ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlara büyük azab vardır.

76/Dehr-24- Ve lâ tüti' minhüm âsimen ev kefûrâ.
- Onlardan kâfir ve günahkâr olanlara itaat etme.

50/Kaf-24- Elkıyâ fî cehenneme külle keffârin'anîd.
- İnatçı ve kâfir olanların hepsini Cehennem'e atın.


2/Bakara-257- Vellezîne keferû evliyâühümüttâğût, yühricûnehüm minennûri ilezzulümât.
- Kâfir olanlar Tagut'un (şeytanın) dostudurlar. Ve nurdan zulmete götürürler.

49/Hucurat-7- Ve kerrahe ileykümülküfr.
- Size küfrü kerih gösterdi.

12- MÜRAİLİK
Halk arasında iki yüzlülük olarak anılan mürailik insanın, kalbi ile yaptıklarının farklı olmasıdır. ALLAH ise kalbimiz ile davranışlarımızın eşit olmasını ister.

2/Bakara-264- Ya eyyühellezîne âmenû lâ tübtilû sadekâtiküm bilmenni vel-ezâ, kellezî yünfiku mâ lehû riâennâsi ve lâ yü'minü billâhi velyevmil-âhır.
- Ey imân edenler Nâs'a gösteriş olsun diye malını harceden, ALLAH'a, ahiret gününe inanmayan kimseler gibi sadakalarınızı, başa kakmak, eziyet vermek ile hükümsüz kılmayın.

4/Nisa-142- Ve izâ kâmû ilessalâti kâmû küsâlâ, yürâilnennâse ve lâ yezkürunellâhe illâ kalîlâ.
- Onlar namaza kalkacak olsalar ağır davranırlar Nâs'a gösteriş yaparlar ve ALLAHı az zikrederler (münafıklar).

8/Enfal-47- Ve lâ tekûnû kellezîne haracû min diyârihim betaran ve riâennâsi yesuddûnean sebîlillâhi.
- Yurtlarından böbürlenerek (şımararak) nâs'a gösteriş yaparak çıkanlar, ALLAH yolundan nâs'ı alıkoyanlar gibi olmayın.

4/Nisa-38- Vellezîne yünfikûne emvâlehüm riâennâsi ve lâ yü'minûne billâhi ve lâ bilyevmil-âhır, ve men yekünişeytânü lehû karînen fesâe kerînâ.
- Mallarını halka gösteriş için harcedenler ALLAH'a ve Ahiret gününe inanmayanlar şeytanla arkadaş olmuş ise kötü arkadaşa tutulmuştur.

13- NANKÖRLÜK-

ALLAH'ın bize olan ihsanlarını görmezliğe gelmek veya hiçe saymak nankörlüktür.

11/Hud-9- Ve lein ezeknel-insane minnâ rahmeten sümme neze'nâhâ minhü, innehû leyeûsün kefûr.
- Tarafımızdan insana bir rahmet tattırdıktan sonra onu geri alsak o pek ümitsiz, pek nankör olur.

22/Hac-66 - İnnel-insâne lekefûr.
- İnsan hakikaten nankördür.

35/Fatır-36- Kezâlike neczî külle kefûr.
- işte bütün nankörleri böyle cezalandırırız.


43/Zuhruf-15- İnnel-insâne lekefûrun mübîn.
- Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

17/İsra-67- Ve kânel-insânü kefûrâ.
- İnsan nankör olmuştur.


14- ÖFKE, GAYZ
Öfke ve gayz, her an yanlış adımlar atmaya sebep olan afetlerdir.

3/Al-i İmran-118,119,120- Mi anittüm, kad bedetilbağdâu min efvâhihim, ve mâ tuhfiy sudûrühüm ekber, kad beyennâ lekümül'âyâti in küntüm ta'kılûn, hâ entüm uhlâi tühibbûnehüm velâ yühibbûneküm ve tü'minûne bilkitâbi küllih, ve izâ lekûküm kalü âmennâ, ve izâ halev addû aleykümül'enâmile minelgayz, kulmütü bigayziküm, innALLAHe aliymün bizâtissudûr, in temsesküm hasenetün tesü'hüm ve in tüsibküm şeyyietün yefrehû bihâ, ve in tasbirû ve tettekû lâ yedurrüküm keydühüm şey'a.
- Sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. İdrak ediyorsanız âyetleri açıkladık. İşte siz, onlar sevmezken, onları seven ve kitabın bütününe inanan kimselersiniz. Size rastladıkları zaman: "İnandık derler!" yalnız kaldıklarında öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki, öfkenizle ölün. ALLAH kalplerde olanı bilir. Size bir iyilik gelse, onların fenasına gider başınıza bir kötülük gelse, buna sevinirler. Sabreder ve takva sahibi olursanız, onların hilesi size hiçbir zarar veremez.


15-SABIRSIZLIK
Herşeyin vakti gelecektir. Sabırsızlık göstermeden hedefe doğru gayretle yürümek gerekir. Sabırsızlık nefsimizdeki önemli afetlerdendir.


21/Enbiya-37 - Hulikal insanu min acel seüriyküm âyâtiy felâ testa'cilun.
- İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size âyetlerimi göstereceğim. Benden acele istemeyin.

19/Meryem-84- Felâ ta'cel aleyhim, innemâ neuddü lehüm addâ.
- Öyleyse onların acele, yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini sayıyoruz.

20/Taha-114- Ve lâ ta'cel bilkur-âni min kabli en yükdâ ileyke vahyühü.
- Kur'ân sana vahiy edilirken, vahiy bitmezden önce acele etme.

17/İsra-11- Ve yed-ul-insânü bişşerri duâehû bilhayri ve kânel-insânü acûlâ.
- İnsan, hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan pek acelecidir.


16- VEFASIZLIK
Bir söz veya bir yeminin islâmda mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Kim sözlerini veya yeminlerini yerine getirmiyorsa ahde vefa etmemiş oluyor. Vefasızlık ise nefsimizin ciddi bir afetidir.

17/İsra-34- Ve evfû bil-ahd, innel-ahde kâne mes-ûlâ.
- Ahde vefa edin. Şüphesiz ahidlerinize karşı mesulsü'nüz.


6/En'âm-152- Ve biahdillâhi evfû.
- ALLAH'ın Ahdine vefa edin.

16/Nahl-91- Ve evfû biahdillâhi izâ âhedtüm ve lâ tenkudul-eymâne ba'de tevkîdihâ.
- Yemin ettiğiniz zaman ALLAH'ın ahdini yerine getirin. ALLAH'ı kendinize kefil göstererek yaptığınız yeminleri bozmayın.

4/Nisa- 155 - Febimâ nekdıhim misakahüm.
- Misaklarını bozmalarından.

13/Rad-20 - Ellezîne yûfûne biahdillâhi ve lâ yenkudûnelmîsâk.
- Onlar ALLAH'ın ahdini yerine getirenler ve misaklarını bozmayanlardır.

2/Bakara-27- Ellezîne yyenkudûne ahdellâhi min ba'di mîsâkıh.
- Onlar ki, ALLAH'ın Ahdini, Mîsâkdan sonra bozarlar.

36/Yasin-60,61,62- Elem e'had ileyküm ya benî âdeme en lâ ta'büdüyşşeytân, innehû leküm adüvvün mübîn. Ve eni'büdünî hâzâ sırâtın müstakîm.Ve lekad edalle minküm cibillen kesîrâ
- Ademoğulları, Ben sizden şeytana kulluk etmeyeceksiniz, o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edeceksiniz. İşte Sırât-ı Müstakîm budur, diye ahd almadım mı? Ve andolsun sizden çoğunuz dalâlete düştü.

20/Taha-115- Ve lekad ahidnâ ilâ âdeme min kablü fenesiye ve lem necid lehû azma.
- Andolsun ki, daha sonra Ademe ahd vermiştik. Fakat unuttu, onu azîmli bulmadık.

17- YALAN, TEKZİB
Bu konudaki Âyet-i Kerîme'ler aşağıdadır.

43/Zuhruf-25- Fentekamnâ minhüm fenzur keyfe kâne âkibetülmükezzibîn.
- Bunun üzerine biz onlardan öç aldık, yalancıların sonunun nasıl olduğuna bir bak..

61/Saf-2,3- Ya eyyühellezine âmenû lime tekûlûne mâ li tef-alûn. Kebüra melden indellâhi en tekûlû mâ lâ tef-alûn.
- Ey imân edenler, yapmadığınz şeyi niçin yaptığınızı söylersiniz, yapmadığınız şeyi yaptık demeniz, ALLAH kat'ında büyük gazaba sebep olur.

4/Nisa-112- Ve men yeksib hatîeten ev ismen sümme yermi bihî berîen fekadihtemele bühtânen ve ismen mübinâ.
- Kim yanılır veya suç işler de, sonra onu bir suçuzun üstüne atarsa, şüphesiz iftira etmiş ve günah işlemiş olur.


18- ZULÜM
Zulüm zalime derecat kaybettirir mazluma ise derecat kazandırır.

4/Nisa-30 - Ve men yef'al zâlike udvânen ve zulmen fesevfe nuslîhi nârâ.
- Bunu kim yapar düşmanlık ve zulüm ederse, onu ateşe sokarız.

33/Ahzab-72- İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.
- İnsan, pek zalim ve cahildir.

14/İbrahim-34- İnnel-insâne lezalûmün keftâr.
- Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.


19- ZAN
Başkaları hakkında onların belkide yapmadıkları birşeyi onlar yapmış gibi düşünmek zandır. Ve bu düşüncemiz, o kişiyi görmediğimiz halde bir suç işliyormuş gibi bir hükme bizi sürüklerse o zaman bu zan büyük bir günahtır.

53/Necm-23- İn yettebiûne illezzanne ve mâ tehvel-enfüs.
- Onlar yalnız zan ve tahmine, nefsimizin arzularına uyarlar.

49/Hucurat-12- Ya eyyühellezîne âmenüctenibu kesîran minezzan, inne ba'dazzanni ism.
- Ey imân edenler zannın çoğundan sakının, şüphesiz bazı zanlar (su-i zan) günahtır.

53/Necm-28- Ye mâ lehüm bihî min ılm, in yettebi'ûne illezzan, ve innezzanne lâ yüğnî minelhakkı şeyâ.
- Onların bu sözleri hakkında hiçbir bilgileri yok. Onlar sadece zanna ittiba ederler. Zan ise insanı bir hakkı bilmek rnecburiyetinden vareste kılamaz (dışında tutamaz).

38/Sad-27- Ve mâ halaknassemâe vel-erda ve mâ beynehüma bâtılâ zâlike zannüllezîne keferû, feveylünlillezîne keferû minennâr.
- Biz, yeri, göğü ve aralarındakileri boşuna (batıl) yaratmadık. Boşuna yaratmak sadece kâfirlerin zannıdır.

10/Yunus-66- İn yettebiûne illezzenne ve inhüm illâ yehrusûn.
- Onlar, ancak o zanna tâbî olurlar. Ancak tahmin ederler.
10/Yunus-36- Ve mâ yettebiu ekserühüm illâ, zannâ, innezzanne lâ yüğni minelhakkı şeyâ.
- Onların ekserisi ancak zanna tâbî olurlar, şüphesiz zan hiçbir zaman hakkın yerine geçmez.

7/Araf-30 - İnnehümüttehazû şeyâtîne evliyâe min dûnillâhi ve yehsebûne ennehüm mühtedûn.
- Şüphesiz onlar ALLAH'ı bırakarak şeytanı dost edinmişlerdir ve hidayete erdiklerini zannediyorlardı.

6/En'âm-148- Kul hel ındeküm min ilmin fetühricûhülena, in tettebiûne illezanne ve in entüm illâ yahrusûn.
- Onlara de ki; Eğer bir bilğiniz varsa onu bize çıkarırsanız siz zandan başka bir şeye tâbî olmazsınız, kuru kuru tahminde bulunursunuz.

6/En'âm- 116- Ve in tütı' eksera men fil-erdı yüdıllûke an sebılillâh, in yettebiûne illezzanne ve inhüm illâ yahrusûn.
- Yeryüzünde olanın ekserisine itaat edersen onlar seni ALLAH yolundan saptırırlar. Onlar ancak zandan başka birşeye tâbî olmazlar. Onlar kuru kuru tahminde bulunurlar.
ALINTI

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2248
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz