Gündemde Olan İngilizce Kelimeler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Gündemde Olan İngilizce Kelimeler

Mesaj  Admin Bir Salı Ekim 13, 2015 6:57 am


Aware:Uyanık,farkında.Fiil:Farketmek.  .......of:Bilincinde,haberi olmak.
accident benefit:  kaza tazminatı accident insurance: kaza sigortası
innovative: Yenilikçi.
“innovation: yenilik buluş icat değişiklik
feature : özellik,detay,belirtmek,önem vermek.
Deserve:hak etmek, layıkolmak.Müstehak olmak.
He deserves our respect.
hiring kiralama, kirala, kiralayarak
Available :Mevcut,hazır,geçerli.hazır,elverişli.
CREED:İman,itikat,inanç.
Drone:İnsansız hava aracı,haylazlık etmek,tembellik etmek,vızıldamak.
heirs: mirasçılar
İnspire:Güç almak,esinlenmek,ilham vermek,aşılamak.
reef: Kayalık,set,V. ihtiyatlı hareket etmek CORAL REEF:Mercan kayalığı.
threatens:Tehdit etmek.
It threatens not only you but also us and all of humanity, he said. Bu yalnızca sizi değil, bizi ve bütün insanlığı da tehdit ediyor.
Collaborate:Birlikte çalışmak,el ele vermek.......on:Bir şey üzerinde birlikte çalışmak
Precision:Dikkat,kesin,açık,sıhhat,doğruluk,kesinlik,hassasiyet,duyarlık.Single.......:Tek duyarlı,........casting:Hassas döküm.
.......sweep:Hassas tarama........balance:Hassas terazi
addicted:müptela,tutkun,tiryaki,düşkün,bağımlı
“abandon oneself” : kapılmak kendini vermek abandon hope: ümidi kesmek, ümidini kesmek
abandon ship: gemiyi terketmek
free throw: serbest atış

İnitiative:Açılım,ilk,ön,teklif,girişim,ilk adım,inisiyatif,girişgenlik.
İntegrity: Doğruluk, dürüstlük.
Community;Zümre,ahali,halk,camia.
interested, concerned, involved, related=ilgili,alakalı.
involved:İlgili,alakalı,ilişkili,kapsayan.
to increase, to raise, to augment, to enhance,
To raise:Artırmak,beslemek,yükseltmek,kabartmak........a  hand:el kaldırmak.
To raise a  child:Çocuk büyütmek.
Access:Giriş,geçiş,ulaşma,yaklaşma.All access:Tüm erişim.
No access:ERİŞİM YOK.
access network:ERİŞİM AĞI.
Access code:Erişim kodu.  Equal access:Eşit erişim.
Avoid:Kaçınmak,sakınmak,korunmak,-den kaçınmak
avoid expense:masraftan kaçınmak
....Vastage:İsraftan kaçınmak
.....Trouble:Beladan uzak durmak
......a contract :Anlaşmayı feshetmek
“hedge about”:sınırlamak kısıtlamak engellemek yasak koymak
“imbalanced” : dengesiz
“brazen out”: pişkinliğe vurmak
“be worth it” : zahmete değmek
Dreatfull:Korkunç,heybetli,dehşetli,berbat.
awe-inspiring, dreadful, fearful, formidable, portly, noble, solemn, redoubtable, stupendous=korkunç
Purpose:Amaç,hedef,maksat.
to no purpose:Boşuna         with the purpose of:Amacıyla               special purpose:Özel amaç
on purpose:Bile bile           for the purpose of:Mek amacıyla.
Corruption:Rüşvet,bozma,fesat,çürüme,suistimal,yolsuzluk,zayıflama,yozlaştırma,görevi kötüye kullanma.
moral corruption:ahlaki bozukluk
political corruption:siyasal yozlaşma
Display: sunuş,sergi,ekran,görünüm,teşhir,sergileme.
Bribe:Rüşvet,rüşvetçi,Gösterme, teşhir, sergileme, arz, izhar, gösteriş
Display:Göstermek, teşhir etmek, göz önüne sermek, izhar etmek, arz etmek
İri harflerle teşhir etmek
Sergilemek, göstermek, gösteriş yapmak, göz önüne sermek, teşhir etmek, gözler önüne sermek, açığa çıkarmak; büyük puntolarla basmak
receiving bribe:Rüşvet alma
Give a bribe:Rüşvet vermek
offer a bribe;Rüşvet teklif etmek
in exchange for a bribe:Rüşvet karşılığında
Have you ever received a bribe?Hiç rüşvet aldın mı?
clampdown:resmi kısıtlama, sınırlama, önleme,önlem.
destiny:Kader,nasip,yazgı,felek,alınyazısı
misfortune, tragic destiny:üzüntü verici talih
No man can escape his destiny:Kimse kaderinden kaçamaz.
chairman:Yönetici,başkan
chairman of the party:Parti başkanı
He was elected chairman.O, başkan seçildi.
inspire:esinlenmek,güç almak,yaymakilham vermek,canlandırmak.
Reflection:Düşünce,hayal,yansıma ,yankı,refleks,ayıplama.
spread:Açmak,saçmak,ekmek
to sow, to plant, to spread, to sprinkle, to give somebody the slip, to drop, to ditch, to stand somebody up=ekmek
community:Zümre,muhit,camia
community of scholars:Öğrenci topluluğu
“take on” : almak üstlenmek üzerine almak kapışmak
stare:Gözlerini dikmek,bakmak,boşluğa bakmak,bakakalmak,belirmek     NİŞASTALI.
Stare at:Dik dik bakmak
What if :FARZEDELİM.
what if ...?: ya ... ise?: What if it rains? Ya yağmur yağarsa?
dissolution, degeneration, deterioration, decay, corruption=bozulma
Perception:Algı,duyum,idrak
Operation of the perception:Algı operasyonu
comprehension, understanding, cognition, attainment, reaching, perception= algı
abstract perception:Soyut algı
extrasensory perception:Altıncı his
Auditory Perception=İşitme algısı
early warning: erken ihbar
Speech perception=konuşma algısı
Risk perception=Risk algılama
perception capability=algılama kapasitesi
Racistabuse:Irkçı taciz
Regulation:Ayarlama,düzenleme
Self regulation:Kendi kendini düzenleme.
NOTİCE;haber ,uyarı,dikkat,ihtar,farketmek,ihtarname.
notice, announcement, declaration, proclamation, advertisement, advert, ad, bill, placard=bildiri
give notice=uyarmak
recovery time:Toparlanma süresi
Fort:Kale=castle      hold the fort:Göz kulak olmak
Temps fort:Kuvvetli zaman
justice:Adalet ,insaf
previous:önceki   previous event:önceki olay
previous policy:önceki ilke,önceki politika
enthusiast:Hayran,istekli,coşkun.
geology enthusiast:jeoloji meraklısı
cognitive:Bilişsel,kavramsal,
cognitive process:Bilişsel süreç
..........decline:Bilişsel gerileme
..........impairment:Bilişsel bozukluk
.........dissonanse:Bilişsel uyumsuzluk
cognitive dysfunction:bilişsel bozulma
embarrassing:mahcup edici,can sıkıcı
That's embarrassing.O utanç vericidir.
computing enthusiast:bilgisayar tutkunu
exposure:Maruz kalma,teşkir,poz,etki,açığa çıkarmak
exposure meter:Işık ölçer
exposure management:Risk yönetimi
pricing:Fiat koyma,fiatlandırma.
current pricing:güncel fiatlar
shop sign pricing:tabela fiatları
Unit Pricing:Birim fiatlama
pricing constraints:Fiat kısıtlamaları
administrative pricing:İdari fiatlandırma
service pricing:hizmet fiatlandırma
differential pricing:kademeli fiatlandırma.
scam:Tezgah,çakallıkV:Dolap çevirmek
scam the company;Şirketi dolandırmak
Due:tam,hak,uygun
due balance:borç   balance due:bakiye
due date:Vade
because of, on account of, due to, owing to: Dolayı
due performance:Tam performans
regular:düz,kesiş,normal,düzenli ,devamlı,kadrolu.
orderly, tidy, trim, neat, ordered, well-arranged, systematic, methodical, regular=düzenli
continuous, continual, uninterrupted, assiduous, regular=devamlı
regular verb:kurallı fiil
regular transmission:Düzgün geçme
surgical stocking:Varis çorabı
Stocking:Çorap,hissedarlar toplantısı
Stocking planning:Stoklama planı
propel:itmek,yürütmek
income;kazanç,gelir
gross income:brüt gelir
income of exercise:Dönem karı
current income:cari gelir
personal income;şahsi gelir
disclose, reveal, expose:ifşa etmek
to have a deficit, to be unable to hide sth, to reveal one's soft spot:Açık vermek
reveal:İlham vermek,esin vermek
reveal one's secret:sırrını açmak
competitive:Hırslı,rekabetçi,rekabete dayalı
competitive environment:Rekabet ortamı
competitive market:Rekabet piyasası
process;süreç,seyir,gidiş,oluş,yöntem,davetiye,v.İşlemek
“state of mind” : ruh hali ruhsal durum
suit, lawsuit, action, process, trial, claim, assertion, thesis, problem, question, matter=dava
operation, transaction, process, treatment=işlem
the process of cleaning the urethra=istibra
work in process=business process:iş süreci


Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2254
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz