yapılandırıcı yaklaşım 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

yapılandırıcı yaklaşım 2

Mesaj  Admin Bir Salı Nis. 07, 2009 1:32 am

Nasıl Bir Öğretmen?


Öğretim sürecinde öğretmen ilk olarak, öğretim ortamını düzenlemek, öğrencilerin aktif olarak katılacakları etkinlikler hazırlamak ve ders saatlerinde öğrencilere rehberlik yaparak kolaylaştırıcı ve yönlendirici bir rol üstlenmek durumundadır.

Öğrencilere bilgi beceri ve kişisel niteliklerin kazandırılmasına yardımcı olmalıdır.

Öğretimin kalitesini arttırmak için meslektaşlarıyla işbirliği içinde olmalıdır.

Öğrencilerin gelişim özelliklerini, duygu, düşünce ve becerilerini belirleme de ailelerle görüşmeli, onlarla işbirliği yapmalıdır.

Öğretim etkinliklerini ve ders planlarını düzenlerken öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurmalıdır. Uygulama sırasında bu özelliklere dikkat etmelidir.

Öğrencilerin derse aktif katılımlarını desteklemeli, onların duygu ve düşüncelerini ifade edebilmeleri için sınıfta güven ortamı oluşturmalıdır.

Derslerde grup çalışmalarına sık sık yer vermeli, öğrencilerin işbirliği içinde çalışmalarını sağlamalı,

Öğrencileri toplumun üretici, yapıcı, işbirliğine ve dayanışmaya önem veren, milli değerlerine saygı duyan ve bu değerleri yaşmaya ve yaşatmaya önme veren bireyler olarak yetişmelerine çalışmalıdır.

Sınıfta değişik yöntemleri kullanmalıdır.

Öğrencilerin doğal meraklarını ortaya çıkarmaya ve desteklemeye, sorularla öğrenme arzularını arttırmaya çalışmalıdır.

Öğrencilerin hatalardan da ders almaları için dönütleri dikkate almalıdır.

Öğrencilerin öğretmenle ve birbiriyle etkileşimini korumalıdır.

Ölçme değerlendirme de, yalnızca etkinlik sonucunda ortaya çıkan ürüne değil, öğrencilerin öğrenme süreçlerine de dikkat etmelidir.

Derse başlarken; öğrencileri sunulan konuyu almaya hazır hale getirecek ısındırma çalışmaları yapılmalı, onların ne bildiği, nelere ilgi duydukları belirlenmeli ve yeni konu bu duruma göre şekillendirilmelidir.

Bu yaklaşımda öğretmenler sorular ve problemler sunarlar, sonra da öğrencilerin kendi cevaplarını bulmalarına rehberlik yaparlar.(evinizde çocuğunuzun size gelerek oyuncağını kaybettiğini,aradığı halde bulamadığını ve sizden onu bulmanızı istediğini düşünün. Bu durumda biliyorsanız oyuncağın yerini gösterirsiniz. Fakat bunun yerinde şunu da yapabilirsiniz: Çocuğunuza oyuncağıyla en son nerde oynadığını ve hatırlayıp hatırlamadığını sorarsınız. Daha sonra oraya gidip bakmasını istersiniz. Çocuk gider oyuncağını bulur. Bulamamışsa başka nerede bırakmış olabileceğini sorarsınız. Böylece her seferinde olası yerleri kontrol eder ve sonunda oyuncağını bulur.). İşte böyle bir durumda çocuk, oyuncağını ya da başka bir şeyi kaybettiğinde onu bulmak için ne yapması gerektiğini de öğrenmiş olur.

Öğretmenler, öğrencilerin mümkün olduğu kadar çok yaparak-düşünerek öğrenme etkinliklerine katılımını sağlamalıdır.

Rehber öğretmenler, programın ara disiplinlerle ilgili kazanımlarının sınıflarda etkili işlenmesi için, sınıf Rehber öğretmenleriyle yakın işbirliği içinde olacak,Okul Rehberlik Hizmetleri kapsamında uyguladıkları testlerde kazanımların gerçekleşme düzeyini tespit etmeye çalışacak ve çözüm yolları gerçekleştirilecektir. Özellikle Kariyer Bilinci Geliştirme ara disiplini ile ilgili olarak 8. sınıf öğrencilerine gerekli rehberlik yapılacaktır.

Uygulanan Etkinlikler’ in adı ders planı defteri ve ders defterine yazılacaktır.

Öğretmenler kılavuz kitaptaki etkinlikleri kullanabileceği gibi,öğretmenlerin gerek bireysel gerekse zümre halinde geliştirdikleri etkinliklerin kullanılması mümkün olacaktır.

Ara disiplinler kazanımları ders kazanımlarıyla ilişkilendirilecek. Bu hususa dikkat edilecektir.

Ders planlarında sadece mihver ders ile ilişkilendirme yapılmayacak diğer tüm derslerle ilişkilendirmeye gidilecektir.

Ders içi-ders dışı ilişkilendirme, dersler ve kazanımlar arası tamamlayıcılık ilkesinin bir gereği olup, hatırlatma, kavratma,diğer ders ve gerçek yaşamla bağlantı kurma amacına dönüktür.
Okullarımızda, İki tip öğrenci vardır. Birincisi mutluluk ile okula gelen öğrenci, ikincisi, korku ve endişe ile okula gelen öğrencilerdir.Çocuk okula ilk gittiği gün, kendisini seven ve yumuşak davranan, kendisi ile oynayan bir öğretmen modeli görürse..>>>>>> Okula gelirken mutlu olacaktır. Okula isteyerek koşacak, verilen ödevleri büyük bir zevk ve sorumluluk içinde yapacaktır..

Ancak, çocuğa sıkıcı çalışmalar yaptıran, onları döven ve cezalandıran bir öğretmenle karşılaşırsa>>>>> olumsuz duygular, kaygılar ve endişelere yol açacak, öğrenci okuldan kaçacak, okula zorla gönderilecek, verilen ödevleri isteksizce ve işkence çeker gibi yapacaktır.

(U- T): Davranışa yapılan doyurucu bir etki, bağı kuvvetlendirir.

( U- T ): Davranışa yapılan rahatsız edici etki ise aynı tepkinin tekrar edilme sıklığını azaltır.

Nasıl Bir Ölçme ve Değerlendirme?


Sadece sonuca dayalı anlayış yerine, öğrenme sürecini de değerlendiren bir anlayış benimsenmelidir.

Öğrencilerin öğrenmelerini anlamaya yardımcı olmalı, onlara kendilerini anlama olanağı sunmalı, farklı alanlardaki çalışmaları ve etkinliklerini ölçmeli ve değerlendirmelidir.

Ölçme ve değerlendirme dersten kopuk , dersten bağımsız ve ders dışı bir etkinlik olarak görülmemelidir. Öğrencilerin neler yaptıklarının yanı sıra nasıl yaptıklarını da ölçmelidir.

Farklı ilgi, beceri,zeka yapısı ve öğrenme şekline sahip öğrencilerin değerlendirilmesinde; klasik sınav ve test türlerinin yanı sıra; açık uçlu sorular, gözlem formları, görüşmeler, değerlendirme ölçekleri, günlükler, portfolyolar, projeler vb. araç ve yöntemler kullanılmalıdır.

Yapılandırmacı yaklaşımda ölçme ve değerlendirme, standart testlerden sıyrılmış, öğrenim sürecinin parçası haline gelmiştir. Böylece öğrenciler kendi ilerlemelerini/gelişimlerini değerlendirmede yer alırlar.

Öğretmenlerin ölçme ile ilgili en büyük handikaplarından biri “öğretilenlerin ölçülmesi yerine ölçüleceklerin öğretilmesidir”

Ölçme değerlendirmede kılavuzda yer alan ölçme araçları ve öğretmenler tarafından geliştirilen ölçme araçları da kullanılabilecektir.
Öğrenmede Bireysel Süreç
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının temel dayanakları eğitim psikologlarının araştırma ve düşüncelerine dayandırılmaktadır. Eğitim psikologlarından Piaget, yapılandırmacı (constructivist) kavram ve yaklaşımını ilk defa ortaya atan kişidir. Piaget'nin bilişsel gelişim ve bilginin oluşumu ile ilgili çalışmalarına dayanılarak geliştirilen ve "öğretmeden çok öğrenme" üzerinde durulmasını öngören anlayış yapılandırmacı yaklaşıma temel oluşturmaktadır. Piaget; "insanlar yeni bir bilgiyi daha önce sahip oldukları eski bilgiye dayandırarak öğrenirler" ve "sınıfta yapılan aktiviteler öğrenme açısından önemlidir" fikirlerini ortaya atmıştır. Bu fikir; "öğrencinin yeni bir bilgiyi öğrenirken önceden var olan bilgileriyle karşılaştırdıktan sonra yeni bilgiyi özümsediği, kendine özgü olarak bilgiyi oluşturduğu" biçiminde yorumlanmaktadır. Öğrencilerin daha önceki deneyimlerinden ve önbilgilerinden yararlanarak yeni karşılaştıkları durumlara anlam verebilecekleri savunulmaktadır. Ayrıca, yeni bir bilgi edinme sürecinin öğrenciyi aktif kılan bir süreç olduğu ve öğrencinin sahip olduğu bilgi birikiminin yeni bir bilgiye veya uyarımlara cevap vermede çok önemli olduğu vurgulanmaktadır.

Öğrenmede Sosyal Süreç
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının temel dayanaklarından biri de Vygotsky'nin düşünceleridir. Vygotsky, Piaget’nin yapılandırmacı ve sınıf içi aktiviteler fikirlerine katılmış, ancak "öğrenmenin bireysel bir süreç olduğu kadar sosyal bir süreç olduğunu" söylemiştir. Vygotsky, öğrenmede sosyal etkileşimin önemini vurgulamış ve "etkili öğrenme çocuğun bir öğretmenden, uzmandan ya da kendinden daha yetenekli bir arkadaşından yardım alması halinde gerçekleşir" fikrini ileri sürmüştür. Ayrıca Vygotsky, düşüncenin gelişiminde dilin çok önemli bir rol oynadığını da ifade etmiştir.

Bilginin Doğası
Diğer bir açıdan yapılandırmacı yaklaşım bilginin doğasıyla da ilgilidir. "Bilgi insanın kendi deneyiminin sonucudur ve onun çevre ile etkileşimi sonucu yaratılır" anlayışı bu yaklaşımın esasını oluşturmaktadır.

Grup Çalışması
Yapılandırmacı yaklaşımın dayandırıldığı bir diğer düşünce ise, "öğrencilerin birbiriyle yardımlaşması, tartışması, ve ortak çalışması ile onların verilen ödevi daha iyi anlamaları/yapmaları arasında pozitif bir ilişki olduğu" düşüncesidir. Grup çalışmalarının;


Öğrenciler arasındaki etkileşimi arttırdığı,

Öğrencilere birlikte çalışma alışkanlığı kazandırdığı,

Öğrencilerin derse yönelik olumlu tutum geliştirmelerine yardımcı olduğunu,

Kendine güven duygusunu geliştirdiği

ifade edilmektedir. Ancak, grup çalışmasında "öğretmenin uygun bir şekilde öğrencilere destek/yardım vermesinin iyi bir öğrenmenin gerçekleşmesine yardım edeceği" üzerinde de ayrıca durulmuştur.
Bir başka araştırmacı Bruner ise, grup çalışmalarına öğretmen desteğinin nasıl olması gerektiği üzerine çalışmış ve bir model geliştirmiştir. David Wood ise, Bruner’in geliştirdiği model üzerinde çalışmış ve öğrencinin ihtiyacına göre beş aşamalı bir destekten söz etmiştir. David Wood'a göre, öğrencinin seviyesine göre öğretmenin yapacağı yardım ve desteğin aşağıda açıklanmış beş aşamada şekillenebileceği ileri sürülmüştür. Bu beş aşama;

1. Öğrenciyi sözle cesaretlendirme,
2. Konuya ilişkin sözlü açıklamalar yapma,
3. Öğrencinin çalışmalarında kullanacağı araç-gerecin seçiminde ona yardımcı olma ve öğrencinin kendisinin araç-gereci bir araya getirmesini sağlama,
4. Gerekli malzemeleri temin etme ve/veya
5. Yapılacak çalışmayı/ödevi yaparak gösterme

olarak açıklanmıştır.

Yukarıdaki aşamalara bakıldığında öğretmenin rolünü;



Öğrencilerin seviyelerini dikkate alarak bir yapı kurmalarına yardımcı olma,
Öğrencilerin sahip oldukları gelişim ve seviyeleri doğrultusunda bilgi ve deneyimlerine yeni bilgi ve deneyim eklemelerine destek sağlama

olarak özetlemek mümkündür.
Okulda Öğrenilenler İle Gerçek Hayat İlişkisi
Öğrencilerin okulda öğrendikleri ile gerçek hayatta olanlar arasında bir bağlantının kurulması da gerekmektedir. Gerçek hayattaki problemler, ilişkiler ve kavramlar oldukça karmaşıktır. Siegel ve Kirkley yaptıkları araştırmalarda; "En zeki/yetenekli öğrencilerin bile derste öğrendikleri şeyler ile okul dışında karşılaştıkları problemlerin doğasını ve bunların çözümleri arasındaki ilişkiyi kurmakta zorlandıkları" yönünde bulgular elde etmişlerdir. Eğitim ve öğretimin amacı öğrencileri hayata hazırlamak olduğu gerçeğinden yola çıkarak, öğretimin içeriğinde zengin ve gerçek hayattan alınan alternatif eğitim alanları/imkanlarının bulunması ve bunların öğrencilere sunulması büyük önem kazanmaktadır. Bu sayede, öğrenilenlerin öğrenciye bir anlam ifade etmesi ve öğrenilenlerin içselleştirmesi mümkün olacaktır.

Öğrenme Aracı Olarak Yapılandırmacı Yaklaşım
Yapılandırmacı yaklaşım; çağdaş eğitim anlayışının, bilgi toplumu olmanın gelişen bilim ve teknolojinin yön verdiği bir anlayış olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılandırmacı öğrenmenin gerçekleştirildiği bir öğretim sürecinde aşağıda sıralanan özelliklerin bulunması beklenmektedir:


Problem çözme etkinlikleri
Çözülecek problem için geliştirilmiş görsel araçlar ve zihinsel modeller
Kaynak ve çeşitlilik yönünden zenginlik
Öğrencilerin birbiriyle yardımlaşması ve grup halinde çalışması
Öğrencinin keşfederek öğrenmesini özendirme
Öğrencilerin performansını ölçmeye yönelik geliştirilen yöntem ve araçlar

Yukarıdaki özelliklerin bir öğretim sürecinde yer alması yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını esas alan bir öğretimin gerçekleştirildiği sonucunu verecek göstergelerdir
.
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2385
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz