AYDIN DOĞANI YAKAN HİSSE USULSÜZLÜĞÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TÜKETİCİNİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ

Mesaj  Admin Bir C.tesi Eyl. 26, 2009 7:48 am

Tüketicinin alım gücü düştü

25.09.2009 - 14:26
AMPD ile Deloitte'un birlikte hazırladığı "Perakende Sektörü Güven Araştırması"nda sektör temsilcilerinin yüzde 90'ı tüketicinin alım gücünün düştüğünü belirtti
İSTANBUL - Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) ile Deloitte'un birlikte hazırladığı "Perakende Sektörü Güven Araştırması"nda araştırmaya katılan sektör temsilcilerinin yüzde 90'ının tüketicinin alım gücünün düştüğünü belirttiği bildirildi.


AMPD'den yapılan yazılı açıklamaya göre, AMPD ile Deloitte'un birlikte hazırladığı "Perakende Sektörü Güven Araştırması"nda sektör temsilcilerinin yüzde 90'ı tüketicinin alım gücünün düştüğünü belirtirken, katılımcıların yüzde 53'ü gelecek 12 aylık dönemde tüketici alım gücünün aynı seviyede kalacağını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 36'sı ise alım gücünün daha da azalacağı görüşünü dile getirdi.

Araştırmada katılımcıların yüzde 38'i, Merkez Bankası'nın enflasyon tahminlerinin üstünde bir yıl sonu enflasyon seviyesi öngörüsünde bulunurken, finans piyasalarında güvenin sağlanamaması ve hane halkı alım gücünün düşmesi gibi makroekonomik endişelerin de sektör potansiyelinin gerçekleşmesinde ciddi bir engel teşkil edebileceği ifade edildi.

Araştırmaya göre, perakende sektörünün, kendi potansiyeline güven duyduğu, ancak hem mevcut duruma ilişkin, hem de kriz sonrası dönem için ekonominin genel gidişine dair bazı soru işaretleri taşıdığı belirtilen açıklamada, bu durumun enflasyon ve döviz kuru parite tahminlerinde kendisini gösterdiği vurgulandı.

Gelecek 12 ay içindeki beklentiler değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 31'inin şirket satışlarında ve yüzde 24'ünün karlılıkta olumlu bir tablo çizdiği bildirilen açıklamada, 2009 yılındaki beklentilerde ise yatırım ortamının aynı kalacağı ve daha iyi olacağını belirtenlerin oranının yüzde 62 olduğu belirtildi.

Araştırma sonuçlarına göre, ankete katılanların yüzde 24'ünün bir önceki yıla göre istihdamını artırdığı, yüzde 36'sının ise istihdamını aynı seviyede korumayı başardığı ifade edilen açıklamada, yüzde 40 oranıyla verilen "istihdamın azaldığı" yanıtının ise yaşanmakta olan kriz ortamının istihdam gerçeğini ortaya koyduğu dile getirildi.

"Sektör yatırımlarını sürdürme eğiliminde"

Açıklamada görüşlerine yer verilen AMPD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane, ilki gerçekleştirilen ve yılın ilk yarısına ilişkin değerlendirmeleri içeren çalışmanın, sektörün mevcut ekonomik koşullarını ve bu koşulların iş ortamına etkisini değerlendirdiğini ve karamsarlıktan UZAK olduğunu vurguladı.

Nane, organize perakende sektörünün, sağduyulu ve soğukkanlı algılayışıyla gerçekçi tespitler ortaya koyduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu çalışmanın ortaya koyduğu en önemli göstergelerden biri sektörümüzün genel ekonomik ortamdan çok kendisine güven duyduğunu göstermesi olmuştur. Enflasyon ve hane halkı alım gücü tahminlerindeki olumsuzluğa rağmen, sektörümüz yatırımlarını sürdürme eğilimindedir. Organize perakende sektörü, yatırımlarını sürdürürken özellikle ekonomik ve politik istikrarın sağlanmasının gereğini vurgulamaktadır. Araştırmamızın sonuçları da gösteriyor ki, gelecek 12 aylık dönemde, yatırım kararları kadar, istihdam politikaları da planlı bir şekilde yürütülecek ve verimlilik vurgusu ön plana çıkacaktır.

Sonuçları genel olarak değerlendirdiğimizde organize perakende sektörünün, genel ekonomik ortamdan kaynaklanan kısa süreli sorunlara karşı uzun vadeli ve planlı çözümler bulma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Hükümetin aldığı önlemler değerlendirildiğinde, organize perakende sektörünün bakış açısının hükümetle tam olarak örtüşmediği ve bu durumun özellikle güven ortamıyla ilgili soru işaretlerini artırdığı anlaşılıyor. AB ve IMF gibi kurumlarla olan ilişkiler uzun vadeli istikrarın temeli olarak anlaşılmakta, öte yandan önlem paketlerinin kapsamı yeterli görülmemektedir."

Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı Sait Gözüm ise perakendecilik sektöründeki son bulgular hakkında "Değişimin kaçınılmaz olduğu ortamlarda, yaratıcı ve rekabetçi kurumlar rekabetçiliklerini sürdürebilme adına değişimi çok iyi gözlemlemeli ve bu gelişimi bir o kadar da iyi değerlendirmelidir" dedi.
ALINTI: http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=61916&cDate=
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2349
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2010-2009 DAN DAHA İYİ OLACAKMIŞ

Mesaj  Admin Bir C.tesi Eyl. 26, 2009 7:31 am

ANKARA - Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, kendisi de dahil dünyada birçok insanın 2010 yılının, 2009'dan daha iyi olacağını düşündüğünü belirterek, "Ama şunu da düşünüyorum ki hala çok büyük bir belirsizlik de var. Ve hala dünya ekonomisinde ve finans sisteminde önemli bir risk var" dedi.

Zachau, TRT Türk'de katıldığı bir programda ekonomiye ilişkin soruları yanıtladı. Küresel krizde en kötünün geride kaldığına ilişkin görüşler bulunduğunun hatırlatılarak, "Siz, bu görüşlerin neresindesiniz?" sorusuna verdiği yanıtta Zachau, bu soruya verilecek cevaplardan birinin ekonomik göstergeler ve rakamlarla ilgili olduğunu söyledi.

Çok sayıda insanın, dünyada ve Türkiye'de büyük olasılıkla 2010 yılının, 2009'dan daha iyi olacağını, ekonomik büyümenin tekrar başlayacağını düşündüğünü belirten Zachau, kendisinin de böyle düşündüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:

"Muhtemelen böyle olacak. Ama şunu da düşünüyorum ki, hala çok büyük bir belirsizlik de var. Ve hala dünya ekonomisinde ve finans sisteminde önemli bir risk var. Yani bunun bu şekilde olmama ihtimali de çok yüksek. Elbette ki pozitife doğru gidecek şeyler var. Ama belirsizlik hala yerinde duruyor. Yani ülkeler ve insanlar daha da kötüleşirlerse şaşırmasınlar. Toplam rakamlara baktığınız zaman, ekonominin genel büyümesine baktığınız zaman birçok insan, birçok aile bundan sıkıntı çekti. Çünkü, işlerini kaybettiler. Ailede ekmek kazanan insanlar işini kaybetti. İnsanlar iş bulamıyorlar. Mesala Türkiye'de iş gücü piyasasına bu yaz girmiş olan insanlar şu anda iş bulamıyorlar. Şu anda üniversiteye gidenler aslında üniversitede eğitimlerini devam ettiriyorlar. Çünkü, iş bulamayacaklarını düşünüyorlar. Üniversite düzeyinde bu böyleyken daha düşük düzeyde de bu böyle. Ailelere baktığınız zaman aile bireyleri işlerini kaybetmiş bu etki devam edecek. Görünen o ki bu 2010 yılında bu şekilde devam edecek."

Bir başka soru üzerine Türkiye'nin şu anda en büyük sorunun istihdam olduğunu belirten Zachau, ekonomik kriz olmadan önce de bunun önemli bir sıkıntı olduğunu kaydetti, bunun ana sebebi olarak Türkiye'nin çok genç bir nüfusa sahip olmasını gösterdi. Her yıl 700 bin kişinin iş gücü piyasasına katıldığını belirten Zachau, bu kişilere iş bulmanın kolay olmadığını vurguladı. Krizin işsizlik sorununu daha da derinleştirdiğini anlatan Zachau, "Peki Türkiye nasıl işsizliği azaltacak. Bunu söylemek oldukça zor. Dünyada ve birçok ülkede bu zaman alan birşey" dedi.

Daha önce OECD ortalamalarına göre Türkiye'de öğretmen maaşlarının yüksek olduğuna ilişkin bir açıklamasının bulunduğunun hatırlatılması üzerine o konuda yanlış anlaşıldığını belirten Zachau, çocukları iyi eğitebilmek için iyi öğretmenlere sahip olmak ve onlara da iyi maaş ödemek gerektiğini söyledi.

Bankacılık kesimine ilişkin bir soruya verdiği yanıtda da Zachau, Türkiye'deki bankalara bakıldığında güçlü bankaların daha iyi hizmet verdikleri ve kredi verirken çok dikkatli olduklarının görüldüğünü kaydetti.

Sağlam bankaların bulunmasının iyi olduğunu ancak, bunun yan etkisinin bulunduğunu belirten Zachau şöyle devam etti:

"Bankalar kredi verirken bazen biraz fazla dikkatli davranıp KOBİ'lere kredi verirken tereddüt edebiliyorlar. Belli şeyleri istiyorlar. Kredinin geri dönüşünün somut kanıtlarını istiyorlar ama KOBİ'ler için bunu kanıtlamak o kadar kolay değil. Bir taraftan bu iyi birşey. Çünkü, finans sektörü sıkıntı yaşamıyor. Diğer taraftan reel ekonominin kullanması için emre amade olan kredilere baktığınız zaman çok daha dar bir kapsam ortaya çıkıyor."

"Tüm dünya kaybeder"


Dünyada kapalı ekonomiye doğru bir gidiş bulunduğuna ilişkin görüşler konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine de Zachau, krizden dolayı ülkelerin kendilerini düşünmeye başladıklarını, bu kapsamda gümrük tarifelerini yükseltmenin ihracatın önüne engel koymak olduğunu anlattı. Ülkelerin bunu kendi yurt içi üretimlerini korumak amacıyla yaptıklarını ifade eden Zachau, kısa vadede yerli üreticilerin bundan yararlanacağını ancak tüm ülkelerin diğerine tepki olarak bunu yapmaya başlaması sonucunda bunun da daha az ticaret, daha az ihracat anlamına geleceğini söyledi. Türkiye gibi ihracata dayalı büyüyen ülkelerin bundan olumsuz etkileneceğini ifade eden Zachau,"Bu işten tüm dünya orta ve uzun vadede kaybeder. Bazı ülkeler, bazı sanayiler, bazı şirketler kısa vadede faydalı çıksa da uzun vadede tüm dünya kaybeder" dedi.

"Orta vadeli program gerçekçi"

Türkiye'nin bundan sonra IMF'siz yoluna devam edep edemeyeceğine ilişkin soruya da Zachau, şu yanıtı verdi:

"Türkiye, orta vadeli ekonomik programını zaten açıkladı. Bence bu realistik bir program. Güvenilir bir program. Sıkıntı bunun uygulanmasında. Bunun iyi uygulanmasında. Bence bu mümkün. Ve Türk hükümetiyle dünya bankası olarak bu programın uygulanmasında biz birlikte çalışmak istiyoruz. Türkiye'nin parlak bir geleceği olduğu kanısındayım. Sıkıntılar var. Uzun vadeli sıkıntılar var. İstihdam bunların başında geliyor. Ama şunu düşünüyorum ki Türkiye'nin bu sıkıntılarını çözebilecek gücü var. Dünya Bankası grubu olarak da Türkiye'nin bu bağlamda bir ortağı olmak istiyoruz."
ALINTI: http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=61962&cDate=
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2349
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

AYDIN DOĞANI YAKAN HİSSE USULSÜZLÜĞÜ

Mesaj  Admin Bir Çarş. Eyl. 09, 2009 6:06 am

Aydın Doğan'ı yakan hisse usulsüzlüğü!


Doğan Yayın Holding'in doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıkları ile ilgili hisse değişim işlemlerinin Kurumlar Vergisi Kanunu'na uygun olmadığı gerekçesiyle 3,75 milyar ceza kesildi.
<table cellSpacing=0 cellPadding=0 width=240 align=right border=0><tr><td></TD></TR>
<tr><td></TD></TR></TABLE>

1.88 milyar TL vergi aslı, 1.88 milyar TL vergi ziyaı cezası, toplam 3 milyar 755 milyon TL ceza kesildi

Doğan Yayın Holding: Bağlı ortaklıklarımıza 1.88 milyar TL vergi aslı, 1.88 milyar TL vergi ziyaı cezası, toplam 3 milyar 755 milyon TL ceza kesildi.

Doğan Yayın Holding'in doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıkları ile ilgili KAP'a yaptığı açıklamaya göre, Doğan TV Holding, D Yapım, Doğan Prodüksiyon ve Alp Görsel İletişim'e toplam 1.88 milyar lira vergi aslı cezası kesildi.

Doğan TV Holding, D Yapım, Doğan Prodüksiyon ve Alp Görsel İletişim'e ek olarak toplam 1.88 milyar lira vergi ziyaı, 60,000 lira usulsüzlük, 282,173 lira özel usulsüzlük cezası kesildi.

Söz konusu vergi cezaları 2005, 2006 ve 2007 hesap dönemlerine ilişkin vergi incelemeleri sonucunda kesildi.

İŞTE ŞİRKETİN BORSAYA YAPTIĞI AÇIKLAMA

Doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımız Doğan TV Holding A.Ş., D Yapım Reklamcılık ve Dağıtım A.Ş., Doğan Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş. ile Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 2005, 2006 ve 2007 hesap dönemlerine ait 10.08.2009 ve 25.08.2009 tarihli 15 adet Vergi İnceleme Raporu'nun, Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörleri tarafından adı geçen Şirketlerimize tebliğ edildiği dün akşam saat 18:00 itibariyle öğrenilmiştir. Söz konusu Vergi İnceleme Raporları; 1.877.454.857,-TL tutarında vergi aslı, 1.877.454.857,-TL tutarında vergi ziyaı cezası, 60.000,-TL tutarında usulsüzlük cezası ve 282.173,-TL özel usulsüzlük cezası içermektedir.

Vergi İnceleme Raporları'nda özetle

1- Bağlı ortaklıklarımız arasındaki hisse değişim işlemlerinde, yönetim kontrolünün değişmemiş olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle, hisse değişim işlemlerinin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'inci maddelerine uygun olmadığı; söz konusu işlemlerin sıradan hisse satış işlemi olduğu; bu çerçevede hisse devir işlemlerinin aktife kayıtlı değer yerine "Vergi İnceleme Raporu" ile belirlenen "emsal değer"den yapılması gerektiği iddia edilerek, saptanan "emsal bedelle" "defter değeri" arasındaki fark üzerinden Kurumlar Vergisi matrah farkı hesaplanarak cezalı Kurumlar Vergisi ile,

2- Sıradan hisse satışı olduğu iddia edilen söz konusu işlemler ile ilgili olarak ayrıca, "Vergi İnceleme Raporu" ile belirlenen "emsal değer" esas alınmak ve bu değer üzerinden hesaplanmak suretiyle cezalı Katma Değer Vergisi (KDV) talep edilmektedir.

Etiketler: aydın doğan vergi ususüzlük doğan yayın holding katma değer vergisi (kdv)

AA
ALINTI:
http://www.vakit.com.tr/
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2349
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 44

Kullanıcı profilini gör http://moral.forumr.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: AYDIN DOĞANI YAKAN HİSSE USULSÜZLÜĞÜ

Mesaj  Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz